Diş sıkma, Diş gıcırdatma,Çene botoksu

Diş sıkma tedavisiDİŞ HEKİMLİĞİNDE BOTİLİNUM TOKSİN (DENTAL BOTOKS)

UYGULAMALARI

Botilinum Toksin, tıp ve diş hekimliğinde aşırı mimik ve kas hareketleriden ,diş sıkma ve gıcırdatma ve bir çok tedavide kullanılan bir toksindir.

Diş hekimliğinde boyoks uygulamaları diş sıkma,diş gıcırdatma, çene eklem rahatsızlıkları, aşırı agiz çevresi kas hareketleri.gummy smile vakaları,yüz asimetrilerinin giderilmesinde ideal yardımcı tedavidir.

DİŞ SIKMA TEDAVİSİ

Farkında olmadan ozellikle geceleri çene ekleminizde ve yüz kaslarınızda, aşırı yüklenmeye sebep olabilecek şekilde dişlerinizi sıkar ya da gıcırdatırsanız, ileriki dönemlerde eklemde bozulmalara yol açarak kalıcı çene eklemi rahatsızlıkları oluşturabilir.

Bruksizim tedavisinin amacı dişlerde ve çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları önlemek ve ağrıyı ortadan kaldırmaktır. Uyku sırasında dişlerin birbiriyle temasını engellemek amacıyla alt ve üst çene dişlerinin arasına koruyucu özelliği olan gece plağı  kullanılır. Ancak gece koruyucuları genellikle tek başına yeterli olamayabilir.

MASSETER BOTOKS

Botoks, dişlerimizi taşımamıza yardımcı olan en büyük çene kasları olan masseter kaslarına uygulanır.. Botoks enjeksiyonun etkisi kalitesine göre ve kişiden kişiye değişiklik göstermekle beraber   6 – 12 ay arasında değişiklik gösterir. Ağız ve çene fonksiyonlarının hareketinin kısıtlanmaması için mutlaka alanında uzman diş hekimlerine yaptırılmalıdır. İlk olarak enjeksiyon yapıldığında çiğneme kasları atrofiye uğramaya başlar ve aş sıkma şiddeti azalır.Bir süre sonra kas hafızası gelişir ve  botoks uygulamasına gerek kalmayabilir.

* Ayrıca diş sıkmanın en önemli nedeni olan stresin de kontrol altına alınması gerekir.

HASTA MUAYENESİ

: İlk olarak hastanın şikayetleri dinlenir. Daha sonra masseter kası gözle ve elle hastanın tam karşısına geçilerek, kasın istirahat pozisyonu ve kasın sıkılarak kasılma pozisyonunda ayrı ayrı muayene edilir. Bu muayene sırasında kasın kuvveti ile sağ ve sol çenenin asimetrisi birlikte değerlendirilir. Daha sonra yüzde yapılan işaretlemeler ile işaretlenen noktalara botox uygulanır. Uygulamadan 3 ay sonra kastaki volüm maximum seviyede azalmış olur. Başlangıçta hastada çiğneme kuvvetinde azalma şikayeti olabilir, eskisi kadar dişlerini sıkamadıkları için ilk 1 ay alışmakta zorlanırlar, ancak sonraki aylarda ağrının ve yüz şeklindeki genişlemenin azalması ile memnuniyetleri üst düzeydedir. Uygulamadan sonraki ilk 24 saate baş ağrısı ve sersemlik olabilir, genellikle kısa süren bu durum da 2 hafta içinde yok olur.

 

 

 

 

ağız kokusu


Ramazan ayında hastalarımdan en çok aldığım bir soruyu sizlerle paylaşmak istedim.
ORUÇ TUTARKEN AĞIZ KOKUSUNU ENGELLEYEBİLİR MİYİZ?
-Açlık ağız kokusunu arttıran faktörlerden birisidir. Ancak normal zamanlarda ağız kokunuz yoksa niyetliyken de bu kötü kokuları büyük oranda engelliye biliriz.
-Ağız kokusu oluşumu nedenlerini sistemik ve lokal sebebler olarak ikiye ayırıyoruz. Sistemik sebeblerin başında gelen sinüs ve boğaz iltihapları, şeker hastalığı ağız kokusunda ciddi değişikliklere neden olur. Ayrıca toplumumuzda ağız kokusu nedenlerinden en sık karşılaşılanı bağırsaktaki aşırı bakteri üremesidir.Halk arasında bilinen adı ile bağırsak kutlarıdır.Öncelikle bu rahatsızlıkların tedavisi yoluna gidilmelidir.
-Diyet ,ağız kuruması,oruçlu olmak ve sigara içmek te ağız kokusunun bir diğer nedenidir.
-Diş çürükleri,diş eti iltihabı ağız kokusunun önemli nedenleridir ve ciddi ölçüde kötü koku yapa .Ayrıca dil üzerinde biriken gıdalar bakteriler tarafından kükürtlü birleşenlere dönüştürülür. Boylece dil ağızda kötü koku yapan bir etken haline gelir. Diş fırçalamanın yanı sıra dilimizi de fırçalarsak sorun büyük ölçüde yok olur.
-Yeterli ağız içi bakımı yapılmaması da ağız kokusunun bir diğer nedenidir.
-Ek olarak ta ağız içinde eskimiş protezler zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara sebeb olabilir.
Diş ve dişetlerini ilgilendiren lokal sorunların da mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
ORUÇLU İKEN AĞIZ KURULUĞUNU VE AĞIZ KOKUSUNU ÖNLEMENİN PÜF NOKTALARI
1-Diş macunu seçerken birleşiminde çinko bulunanları tercih edersek ağız kokusunun giderilmesinde yardımcı olur.
Özellikle oruç tutan kişilerin çİnko içeren macunlar kullanmasını öneririm.

DİŞ SAĞLIĞI İLE BESLENME İLİŞKİSİ

Genel sağlığımızı korumak için dengeli ve doğru beslenmenin ne kadar önemli olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Aynı durum ağız ve diş sağlığı için de geçerli. Beslenme alışkanlıkları doğru olan kişilerin ağız, diş ve kemik sağlıkları, sağlıksız beslenenlere göre çok daha iyi.
Farklı besin gruplarını içeren, zamanlaması ve içeriği doğru ayarlanmış bir beslenme düzeni, hem kemiklerimizin ve dişlerimizin direncini arttırır hem de gerektiği zaman iyileşmeyi kolaylaştırır. Ağız ve diş sağlığını korumak için günlük beslenmede dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var.
ARA ÖĞÜNLERİN SAYISI AZALTILMALI
Gün içinde yapılan atıştırmalarda, özellikle de ara öğünde şekerli bir gıda yenirse, dişlerimiz 20-30 dakika süreyle asit ortama maruz kalır. Ağızda oluşan asit ortamı diş çürümelerini hızlandırır. Dolayısıyla, gün içinde ne kadar çok ara öğün veya atıştırma olursa, dişlerimiz da aynı sıklıkla asit ortamında kalacak ve çürük oluşumunun belirgin şekilde artma ihtimali doğacaktır. Özellikle gece yatmadan hemen önce yapılan atıştırmalar, dişleri bütün bir gece boyunca asit ortamında bırakacağı için en büyük zararı verir.
Ara öğünlerde tercih edilebilecek sağlıklı yiyecekler ise çiğ sebze, meyve, peynir ve sade yoğurttur.
ANA ÖĞÜNLER
Ana öğünleri genellikle daha uzun sürede ve daha iyi çiğneyerek yediğimiz için, salgılanan tükürük miktarı artar. Artan tükürük de dişler üstündeki kalıntıları ve ağız içindeki asit ortamını azaltır. Böylece çürük oluşumuna neden olan unsurların etkisi daha düşük olur.
DİŞ DOSTU SÜT ÜRÜNLERİ
Süt ürünleri özellikle beyaz peynir ve yoğurt diş dostu besinler olarak öne çıkar. Diş sağlığı için günlük olarak belli miktarda tüketilmesi önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, tüketilen ürünlerin yağ ve şeker oranlarının yüksek olmamasıdır.
beslenmeYEMEKLERDEN SONRA DİŞ BAKIMI
Dişlerimizi korumak için ne yediğimiz ve ne zaman yediğimiz kadar, diş bakımını doğru yapmak da önemli. Yetişkinler için, günde 3 kez florürlü bir diş macunuyla dişleri fırçalamak ve diş fırçasının ulaşamadığı noktaları diş ipiyle temizlemek aksatılmaması gereken alışkanlıklar haline gelmeli.
Diş Bakımı İçin Şekersiz Sakız Çiğneyin
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, yemekten sonra 20 dakika boyunca şekersiz sakız çiğnemek çürük oluşumunu azaltmaktadır. Sakız çiğnerken, ağzımızdaki tükürük miktarı artar ve dişlerin üstündeki besin kalıntıları büyük oranda uzaklaştırır.

KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ

Flor diş çürüğünü azaltmak konusunda önemli etkinliğe sahip doğal bir elementtir. Topikal (diş macunu, gargara, vernik, jel) ya da sistemik (flor takviyesi, florlu sular ve tuzlar) olarak kullanılabilir. Günümüzde topikal uygulamaların florun koruyucu etkisinden yaralanmak için daha uygun olduğu bilinmektedir. Topikal uygulamalar günde iki kez çocuğun dişlerinin gözetim altında fırçalanmasıyla birleştirildiğinde daha da etkili olmaktadır. Florürlü vernik, etkin miktarda flor içermesi ve yutma riskinin az olması gibi nedenlerden dolayı, günümüzde, çocuklarda en çok kullanılan ve güvenilir olan topikal florür materyalidir. Demineralizasyonu engeller ve diş minesinin yeniden mineralizasyonu sağlar. Böylece diş çürümesinin ilk safhasını önler veya tersine çevirir. Rutin olarak yılda 2 kez uygulanması önerilir. Çürük riski yüksek bireylerde yılda 4 kez uygulanabilir.

KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ

İMPLANT CERRAHİSİ,DİŞ İMPLANTI

       İMPLANT NEDİR?

İmplant veya dental implant; çene kemikleri içerisine yerleştirilen ve kemiğin bu implant çevresinde iyileşerek kendisinden bir parça olarak kabul etmesi amaçlanan, titanyumdan imal edilmiş vida veya kök formunda yapılardır.

      İmplant tedavisi nasıl uygulanır?

İmplantlar, cerrahi bir prosedürle çene kemiğinde yapılması planlanan implant için uygun pozisyonda, çapta ve uzunlukta yuvalar açılarak yapılır. İmplant yerleştirilmesi cerrahi bir işlem olduğundan, kullanılan malzemelerin kalitesi, ortamın sterilizasyon ve hijyen şartlarının sağlaması en önemli kriterlerdendir. İmplant cerrahisi için lokal anestezi ile o bölgenin uyuşturulması yeterlidir.

      İmplant tedavisi ne kadar sürer?

İmplant tedavisi için bir hafta yeterlidir. Ayrıca kendinden eriyebilen dikiş sayesinde bir günde de tedavi yapılabilir ancak bu durumda geçici protez yapılamayacaktır. Tedavinizin ilk aşaması implant tedavisidir, ikinci aşamada ise 3-6 ay arasında implantın kemiğinize kaynaması beklenir ve sonrasında bir hafta süre içinde implant üstüne gelecek porselenler yapılır. İmplant cerrahi bir işlemdir. Lokal anestezi altında yapılır ve tek bir implantın yapım süresi yaklaşık 10-15 dakikadır. Bunu hastanın koltukta oturma süresi olarak değerlendirebiliriz. Bir implantın başlandıktan sonra bitimine kadar geçen süre sadece 3-4 dakikadır. Hasta bu süre içerisinde kesinlikle ağrı sızı hissetmez. O bölge tamamen uyuşuk haldedir. 2-3 saat içerisinde uyuşukluk geçer, bu süre içerisinde de hastamız 1- 2 gün kullanacağı ağrı kesiciyle bu süreci rahatlıkla atlatır ve sağlıklı bir implanta sahip olmuş olur.

         İmplant tedavisi zor bir tedavi mi?

“Hastalarımızın bazen implant tedavisinden çekindiklerini duyuyoruz. ‘İmplant sırasında canım acıyacak mı? İmplant yapıldıktan sonra ben bu süreci nasıl geçireceğim, ağrım olacak mı?’ diye endişeleri olabiliyor. Bunlara çok net bir şekilde ‘Hayır’ diyebiliriz. Çünkü implant tedavisi, lokal anestezi altında uygulanıyor ve hastalarımız işlem sırasında ağrı hissetmiyor. Daha sonrasında ise çok hafif ağrı olabiliyor. Bu dönemde de hastalarımız mutlaka ağrı kesici ve antibiyotiklerini kullanıyorlar. Eğer ilaçlarını doğru kullanırlar ve hekimlerinin tavsiyelerine uyarlarsa, iyileşme sürecini de sorunsuz bit şekilde geçireceklerdir. Tabii ki ağızda cerrahi bir müdahale olduğu için biraz rahatsızlık hissedebilirler. Çok keyifli bir şekilde yiyeceklerini yemeye devam edemeyebilirler ama bu süreç en fazla 1-2 gün sürecektir. Sonrasında her şey normale dönecektir.”

        İYİ BAKIMLA ÖMÜR BOYU KULLANILABİLİR

         İmplant tedavisi sonrasında bakım gerekir mi?

İmplant tedavisi de aslında kendi dişlerimiz gibi bakım ve doktor kontrolü gerektiren bir tedavi yöntemidir. İmplant yapıldıktan sonra eğer dişler düzgün fırçalanmıyorsa, çok fazla sigara içiliyorsa, diş hekimi kontrolüne uygun aralıklarla gidilmiyorsa; kendi dişlerimiz zarar gördüğü gibi implantlar da zarar görebilir. Ama iyi bakım yapılan yani iyi bakımdan kastımız dişlerimiz fırçalanıyorsa, ağız suyu kullanıyorsak, çok fazla sigara içmiyorsak veya hiç içmiyorsak, 6 ayda bir diş hekimine gidip gerekli bakımları yaptırıyorsak implantlarımızı ömür boyu kullanabiliriz.

        Her hastaya implant yapılabilir mi?

, “Genel sağlık durumu iyi, büyüme-gelişme çağını tamamlamış olan hastalarda kemik yapısı uygunluğu panaromik röntgen veya tomografi  çekimleri ile değerlendirildikten sonra  diabet, tansiyon veya kalp gibi kronik rahatsızlıklarda hastalığınız kontrol altında ise implant uygulanabilir.

         Diş çekimi sonrası implant yapılabilir mi?

Çoğu durumda implant yapılacak bölgedeki kemik yapısı uygun ise diş çekiminden hemen sonra çok rahat implant yapılabilir. Genelde bu işlem sonrası bölgede kemik tozu ilavesi ile implant desteklenir.

        KALİTELİ İMPLANT TERCİH EDİLMELİ 

         İmplantın markası önemli mi? İmplantın kalitelisi olur mu?

Günümüzde  çok sayıda implant markası mevcut  “İmplant firmasının çok uzun süredir piyasada olması birçok tecrübeyi beraberinde getirir. Firmalar bu tecrübeleri implantlarına yansıtarak implantların en iyi şekilde geliştirebilir. Ayrıca implantların ara parçalarının  rahat bulunabilmesi o implant için bir avantajdır. İmplant markasının tedaviyi yapan hekimin güvendiği bildiği ve tecrübesinin olduğu kalite belgeli ürünler olması önemlidir. Birçok iyi özelliği bir arada bulunduran implanta, kaliteli implant diyebiliriz. Dolayısıyla biz de tercihimizi yaparken hastalarımız için bu iyi özelliklerden en fazlasını barındıran implantları tercih ediyoruz. Böyle olduğu zaman hem sonuçlar uzun ömürlü oluyor, hem de hastalarımız implantlarını rahatlıkla kullanabilirler.Çok önemli bir husus ta implantlar uzun vadeli bir tedavi seçeneği olduğu için yaptıran hastaların implantının markasını bilmesi ve sertifikasını  mutlaka almalarıdır. Markası bilinemediğinden çene kemiği içinde uyutulan implantların sayısı da fazlalaşmaktadır.

Diş Beyazlatma (Lazer Sistemi)

[smartslider3 alias=”dis-beyazlatma”]

 

1-Diş Hekiminin uyguladığı OFİS TİPİ beyazlatma:

* Beyazlatma işlemine başlamadan önce diş hekiminiz tarafından diş temizliği yapılması gerekir.

*Lazer diş beyazlatma işleminin dişlere hiçbir zararı yoktur.Beyazlatma işlemi sadece dişin minesinde gerçekleşmektedir. Dişlerin üzerine sürülen jeli, lazer ışığı aktif eder. 30 ila 45 dakika sonra Bembeyaz dişlere sahip olabilirsiniz. Kullanılan LAZER  SİSTEMİ nin ve jellerin kalitesi

Diş renginin açılmasında ve dişin zarar görmemesinde önemlidir.

2-Hastanın kendi uyguladığı EV TİPİ beyazlatma

*Diş hekimi tarafından ağız ölçüsü alınır.Hastaya gece plağı hazırlanır.

Diş hekiminin verdiği jelleri  plağa süren hasta uygun saatlerde günde yarım saatten az olmamak kaydı ile kullanır. Diş tonuna göre 1 hafta veya 10 günde sonuç alınır.

BEYAZLATMA İŞLEMİ HERKESE UYGULANABİLİR Mİ?

Beyazlatma işleminde başarılı bir sonuca ulaşmak için dişlerin genel sağlık durumu önemlidir.

*Minesi fazla aşınmış yada mine çatlaklarının yoğun olduğu vakalarda çok fazla hassasiyet olabilir.

*Ön bölge dişlere büyük dolgular var ise hasta memnuniyeti için beyazlatmadan başka şeçenekler de düşünülebilir.Lamina kaplamalar tercih edilebilir.

DİŞ BEYAZLATMA GÜVENLİ BİR TEDAVİ YÖNTEMİ MİDİR?

*Kullanılan Lazer sistemi ve jellerin kalitesi ,

*Bu konuda deneyimli bir hekimin tedavisi altında olmanız

*İlacın kullanılma  şekli ve süresi

*Piyasa da ve sosyal medyada kontrolsüz pazarlanan ürünlerin tercih edilmemesi.

Akılda kalması gereken en önemli konulardır.Aksi durumlarda dişlerde kalıcı hasarlar meydana gelebilir.

BEYAZLATMADAN SONRA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

*Diş beyazlatma(Bleaçhing) sonrası bazı hastalarda nadiren kısa süreli hassasiyet olabilir. Katileli beyazlatma sistemlerini içinden çıkan flour jelleri hastaya verilerek bu sorun çözülür.